skip to Main Content

Kıbrıs Akdenizin 3. Buyuk adasıdır. 9251 km2 lik bir yüzölçümüne sahiptir . Kuzey Kıbrıs 3242km2’lik  yüzölçümüne sahiptir.

Akdeniz ikliminin etkisi altında olan bu ada yılın çoğu zamanında güneşlidir. Muhtesem sahillere sahip Kıbrıs’a hem tatil amaçlı hem de yatırım amaçlı olarak dünyanın bir çok yerinden turist ve yatırımcılar gelmektedir .

 

Kıbrıs, Sicilya ve Sardunya adalarından sonra Akdeniz’in üçüncü büyük adasıdır. Kıbrıs adası, Doğu Akdeniz’deki özel konumundan dolayı tarih boyunca Akdeniz’e ve Akdeniz ticaretine egemen olmak isteyen devletlerin veya uygarlıkların ilgisini çekmiştir. Bu özelliğinden dolayı Ada, şu anki adını alıncaya kadar, tarih boyunca birçok isimle anılmıştır. Mısır ve Hitit kaynaklarında Ada’ya Alaşya (Alasya, Alashia) veya Asi Fenikeliler zamanında Hetim (Hettim), Asur belgelerinde ise Yatnana veya Ya adları verilmiştir. Bazı dönemlerde Kıbrıs’ta kurulan Amatusya, Salaminya ve Pafya şehir devletleri de Ada’nın ismi olarak kullanılmıştır. Ayrıca Kıbrıs adının, ana kraliçe Kibele’ye Kıbrıs adasında verilmiş olan Kipris adından, bakır sözcüğünün İbranice’deki karşılığı olan kopher kelimesinden veya Akadca ve Lâtince karşılığı olan cuprum adından ya da Kıbrıs’ta çok fazla bulunan servi ağaçlarının Lâtincesi olan Cypress sözcüklerinden geldiği rivayet edilmektedir.

Kıbrıs, tarihi devirlerde bağımsız bir krallık şeklinde yönetilmiştir. Daha sonraları Akdeniz’deki stratejik konumu nedeniyle çevresindeki güçlü devletlerin himayesine ve istilâsına uğramıştır. Böylece Kıbrıs’a hâkim olan her devlet Kıbrıs adasında kendinden bir iz bırakarak Ada’nın kültürünü zenginleştirmiştir. Kıbrıs adası, varoluşundan itibaren Mısır, Hitit, Grek Kolonileri (Aka ve Dor), Fenike, Asur, Pers, Büyük İskender, Roma, Doğu Roma (Bizans), İslâm Devleti, İsaac Comneneus, İngiliz, Templier Şövalyeleri, Lusignan, Venedik, Osmanlı ve Britanya devletlerinin himayelerine veya hâkimiyetlerine girmiştir.

Romalılar devrinde, MS 46 tarihinde, Hıristiyanlık Ada’nın resmi dini olarak kabul edilir. Kıbrıs adasının resmî dininin Hıristiyanlık olmasına, o tarihlerde Ada’da yaşayan Yahudiler karşı çıkarak Romalılara karşı ayaklanırlar. Romalılar bu hareketlerinden dolayı Yahudileri Kıbrıs’tan sürerler. Kıbrıs adası Roma İmparatorluğu’nun MS 395 yılında idarî bakımdan Batı ve Doğu Roma şeklinde ikiye ayrılmasıyla birlikte coğrafî konumundan dolayı imparatorluğun Doğu kısmında yer alır. Bizans hâkimiyeti sırasında Kıbrıs adasında Hıristiyanlık hızla yayılarak Ada’da ilk Ortodoks kilisesi kurulmuştur.

Kıbrıs adası Akdeniz’deki hâkim konumu, askerî ve ticarî önemi dolayısıyla yüzyıllarca Akdeniz’e egemen olmak isteyen Müslümanlarla Hristiyanlar arasında mücadele alanı olmuştur. Kaynaklarda Bizanslılar idaresinde iken Kıbrıs adasına, 632-964 yılları arasında, İslâm orduları tarafından 24 sefer düzenlendiği söylenmektedir. Ada Müslümanlar tarafından 649 tarihinde fethedilmiştir. Kıbrıs adası, XI. yüzyılın sonunda Haçlı seferleri başladığında, Bizans ile Haçlılar arasında iyi ilişkiler ve yakın temas sağlayan bir rol üstlenmiştir. Ayrıca 1148 yılında Bizans İmparatoru, Venediklilere tanınan ticarî ayrıcalıkların Girit ve Kıbrıs adaları için de geçerli olduğunu kabul ederek Lâtinlerin Kıbrıs adasına yerleşmelerine olanak sağlar.

Haçlı seferleri başladığından beri ‘kutsal topraklara’ giden yol üzerinde olan Kıbrıs, eskiye göre Haçlı orduları için daha önemli bir hâle gelmiştir. III. Haçlı seferine katılarak bölgeye gelen İngiltere Kralı I. Richard’ın (Arslan Yürekli Richard) 1191 Mayısında Kıbrıs’a gelmesiyle birlikte İsaac Comnenesus’un Ada’daki idaresi son bulur. III. Haçlı seferinin Haçlı dünyasına en önemli katkısının Kıbrıs adasının ele geçirilmesi olduğu kaynaklarda söylenmektedir. Arslan Yürekli Richard, Kıbrıs’a hâkim olduktan sonra Ada’yı Kutsal topraklardaki hâkimiyetlerini Müslümanlara kaptıran Templier (Templar) Şövalyelerine satar. Şövalyelerin idaresinden memnun olmayan Kıbrıslıların isyan etmeleri üzerine, Ada’ya fazla hâkim olamayacaklarını anlayan şövalyeler, Kıbrıs’ı çok kısa bir süre sonra I. Richard’a geri verirler. I. Richard ise bu sefer adayı Kudüs eski kralı olan Fransız asıllı Guy de Lusignan’a, 1192 yılında, aynı fiyata satarak Ada’daki Lusignan hâkimiyetini başlatmış olur. 1192-1489 yılları arasında Lusignan soyundan gelen kral ve kraliçeler, Kıbrıs adasını yönetir. Lusignanlar devrinde Kıbrıs ismen Kudüs Krallığı adını taşıyan, fakat varlığını 1291’e kadar Akka merkez olmak üzere ancak birkaç şehirde sürdüren Haçlılarla Antakya ve Trablus Haçlı devletleri için vazgeçilmez bir üs olur. Lusignanlar ile birlikte Kıbrıs’ın merkezi yapılan Lefkoşa, yine de Mağusa’nın zenginliğine erişemeyecektir. Kıbrıs’ta Lâtin başpiskoposluğu, Lusignanlılar döneminde, Lefkoşa merkez olmak üzere kurulur. Ayrıca Lefkoşa’ya bağlı Baf, Mağusa ve Limasol şehirlerinde birer Lâtin piskoposluğu açılır. 1260 yılında ise Papa Alexander, yayımladığı “Bulla Cypria” adlı resmî yazısıyla, Lâtin başpiskoposunu tüm Ada’nın tek dinî lideri ilân eder. Bu durum, Ortodoks olan Kıbrıslılar arasında huzursuzluk yaratmış ve zaman zaman yönetime karşı isyan etmelerine neden olmuştur.

Yakın Doğu’daki Hristiyan Müslüman mücadelesinde Kıbrıs kralları etkin rol almışlardır. Lusignan kralları Haçlı seferlerine lojistik destek sağladıkları gibi kimi seferlere de askerleriyle katılmışlardır. Kıbrıs krallarının haçlı zihniyetine yatkın politikaları yüzünden Kıbrıs adası, zamanla Yakın Doğu’dan kovulan Haçlıların sığınağı hâline gelmiştir. Yaşadıkları toprakları Müslümanlara kaptıran Templier ve Hospitailer şövalye tarikatları da bir süre için tarikatlarını Kıbrıs adasına taşımışlar ve Kıbrıs’ta bulundukları sürede Ada’nın siyasî hayatında etkin rol oynamışlardır.

1250-1517 yılları arasında Mısır ve Suriye’de hüküm süren Memlük devleti, İslâm ve Türk tarihinde önemli bir yer tutar. Haçlılarla mücadele eden ve Kutsal Toprakların koruyuculuğunu yapan Memlükler, Yakın Doğu’daki Haçlıların en önemli üsleri konumunda olan Kıbrıs’a da zaman zaman akınlar yapmışlardır. 1426 yılında ise Sultan Barsbay’ın Ada’ya saldırarak Limasol, Larnaka ve Lefkoşa’yı ele geçirdiği bilinmektedir. Bu sefer sırasında Kıbrıs’ın Lusignan asıllı kralı Janus da esir alınmıştır. Ancak Memlükler Kıbrıs’ta kalmamışlar, sadece Ada’dan yıllık 8.000 duka vergi alarak Lusignan krallarının Kıbrıs’ı idare etmelerine izin vermişlerdir. Memlükler Lusignan krallarının Ada’yı yönetmelerine izin vermelerine rağmen, Lusignan idaresi artık eski güçlerinden oldukça uzaktılar. Hatta 1448 yılında Karaman Beyliği’nin Anadolu’daki son Kıbrıs Krallığı toprağı olan Korykos’u ele geçirmesine dahi engel olamamışlardır.

Dıştaki sorunlara bir de Ada’daki Ceneviz-Venedik çekişmesi eklenince Kıbrıs’ın ekonomisi iyice çökmüştür. Cenevizliler söz konusu mücadeleden üstün çıkarak bir ara Kıbrıs’a hâkim olmayı başarmışlar, hatta 1372-1464 yılları arasında Mağusa kentini ellerinde tutmuşlardır.. Venedikliler Kıbrıs adasının son Lusignan idarecisi olan Venedik asıllı kraliçe Catherina’ya baskı yaparak 1489 tarihinde tahtından kendi lehlerine vazgeçmesini sağlamışlardır. Venedik, Ada’daki Lusignan idaresine son vererek Doğu’daki son Haçlı devletini ortadan kaldırmış oluyordu. Venedik devleti, Kıbrıs adasındaki hâkimiyetini sağlama almak için Lusignan krallarının Memlük Sultanlığına verdikleri vergiyi ödemeye devam etmiştir. Yavuz Sultan Selim’in (1512-1520) 1517 yılında Mısır’ı ele geçirerek, Memlük Sultanlığına son vermesiyle birlikte, Venedik Cumhuriyeti, Kıbrıs için Memlüklere verdiği yıllık vergiyi artık Osmanlı Devleti’ne vermeye başlamıştır.

Türklerin, Kıbrıs adası ile ilgilenmeleri ve Ada ile ticaret yapmaları Anadolu Selçukluları zamanında başlar. Anadolu Selçuklu Sultanı I. Gıyaseddin Keyhüsrev Antalya’nın fethinin ardından Kıbrıslılara çeşitli ticarî ayrıcalıklar tanımıştır. Kıbrıs, Osmanlı Devleti’ne karşı ilk kez 1472 yılında Venedik, Rodos şövalyeleri ve Uzun Hasan tarafından oluşturulan birliğe katılmıştır. 1486’da Osmanlı Devleti Memlük Devleti’ne saldırı hazırlıkları yaparken, Kıbrıs kralından Memlüklere karşı yapılacak seferde Osmanlı donanması için üs talep etmiştir. Bu isteğin geri çevrilmesi üzerine, sefere katılan donanma Kıbrıs kıyılarına sınırlı saldırılarda bulunmuştur. ( KKTC ENFORMASYON DAİRESİ)

 

Kıbrıs’ta Dil ve Para Birimi

Kıbrıs’ta dil sorunu çekmeden kolayca iletişim kurabilirsiniz.. anadil Türkçe’dir. En yaygın yabancı dil ise İngilizce’dir. Kullanılan para birimi Türk Lirası ancak sterlin, euro ve dolar da oldukça yaygın..

Kıbrıs’ta Eğitim

Kuzey Kıbrıs’ta egitim çok ileri seviyededir. günümüzde; 14’ü yerel merkezli, 4’ü yurtdışı merkezli toplam 18 eğitim veren üniversite ve 1’i meslek okulu olmak üzere 19 aktif yükseköğrenim kurumu bulunmaktadır.

Kıbrıs’ta Konut

Konut yatırımcılarının adayı tecih etmesindeki nedenlerin başında adada bulunan üniversite ve öğrencileri baş rolü oynamaktadır. Ada genelinde yatırımlık alınan tüm dairelerin potansiyel kiracıları bu öğrencilerden oluşmaktadır.

Genelde yıllık olarak kiralanan daireler daire yaşı ve eşya durumuna göre aylık 1.000TL den başlayıp 5.000TL ye kadar kiracı bulabilmektedir.

Back To Top